Posts tagged ‘tbl’

Aklınızı Başınıza Devşirin

En baştan uyarayım, bu bir basketbol yazısıdır.

Emir Preldzic, genç sloven basketbolumuzu kurtarmak(!) için alelacele devşirildi. Bütün hesapları bir kenara bırakarak şunu konuşalım; Emir çok pozisyonlu bir oyuncu olmasına rağmen ana pozisyonu nedir? SF. Peki bizde SF oynayabilecek oyuncu var mı; Hidayet Türkoğlu, Evren Büker, Ersan İlyasova. Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. İlla ki birini devşireceksiniz center veya pg devşirin. Yada en iyisi aklınızı başınıza devşirin.

Pg mevkiinde Kerem Tunçeri güvenilecek şutu olan bir oyuncu değil, Ender Arslan güvenilecek bir basketbolcu değil, Engin Atsür uzun süreli sakat ayrıca penetreci ve yaratıcı değil, Sinan Güler malesef pg değil. Aslında Sinan’ ı buraya eklemek ona haksızlık ama dahi Tanjevic ısrarla Sinan ‘ı orada kullanıp elimizi kolumuzu bağlıyor. Bütün hücum varyasyonlarımız Hidayet’ in bireyselliğine bağlı kalıyor. En nihayetinde Hidayet’ te insan olduğu için tek başına bir yere kadar yetebiliyor.

Elimizde altın jenerasyonumuz, hatta Avrupa’ nın altın jenerasyonlarından 78-79 kuşağımız vardı. Tunçeri-Türkoğlu-Kutluay-Türkcan-Beşok-Okur gibi çok önemli oyunculara sahiptik. Daha geçen seneye kadar bunlardan faydalanma şansına da sahiptik, ama takımı gençleştiriyoruz 2010′ a hazırlıyoruz hedefimiz altın madalya yalanıyla yıllarca uyutulduk. Görüp görebileceğimiz en iyi jenerasyon Avrupa Şampiyonluğu bile göremeden kariyerinin sonuna geldi. Avrupa Şampiyonluğu az iş mi diyenler olabilir, ancak bu jenerasyon güle oynaya yapardı bu işi inanın.

Muhteşem federasyon başkanımızın her takıma bir devşirme kampanyasıyla, Efes’ te Dudley( allah var hem ülkede bulunma süresiyle hemde kriterliğe uygunluğuyla dudley haketti vatandaşlık ), Galatasaray’ da Shumpert, Fenerbahçe’ de Preldzic’ i izlicez bu sene. Sn. Demirel’ in haberi var mı; Hırvatların yeni kurallı gereği her takım aktif beşinde en az 1 adet 89 ve alt doğumlu oyuncu oynatmak zorunda. Bu ne demek; oyunculara resmi maç pratiği kazandırmak gerek. Bizde de büyük ihtimalle seneye her takımın aktif beşinde en az bir devşirme oyuncu bulundurma zorunluluğu oluşur. Yazık ki ne yazık.

Yazıldı mı çizildi mi başkan içimizdeki İrlandalılar maça gelmesin diyor. Biraz orjinal ol başkan, bu espri ilkokul çocuklarının dilinde artık. Eleştiriyorum seni Sn. Demirel, 20 yıldır federasyon başkanı olmana rağmen FIBA üzerinde zerre ağırlığımız olmadığı için eleştiriyorum. Milli takım her sene ileri gitceğine koşar adım geri gittiği için eleştiriyorum. En lazım olan zamanda milli takım head coachsuz 5 ay geçirdiği için eleştiriyorum. Başkan olarak her kulübe aynı mesafede duramadığın, uşaklık yaptığın için eleştiriyorum. Eleştiriye daha doğrusu doğrulara tahammulün olmadığı için eleştiriyorum. Tarihimizin en büyük turnuvasını organize edemediğin için, salonları ucu ucuna yetiştirdiğin için, milli takımla halkın arasındaki bağı kopardığın için eleştiriyorum.

Ben İrlandalıyım senin deyiminle başkan. Bir jenerasyonu yokettiniz Tanjevic’ le birlikte. Yerlerine bir tane oyuncu yetiştiremediniz. Şimdi goygoycularınızla, dalkavuklarınızla hayırlı turnuvalar dilerim.

Ağustos 10, 2010 at 8:51 pm Yorum bırakın

Mental Değişim

Bu yazı aslında bir bakıma deneme sürüşü olacak benim için. Ekip içine tamsaha tarafından davet edildim ve ilk postumu Galatasaray Cafe Crown üzerine karalamak istedim.

Galatasaray Cafe Crown denildiği zaman hep kaos gelirdi kamuoyunun aklına. Haksız da sayılmazlar, son yıllarda hangi yabancı iki yıldan fazla süre geçirmiş bu renkler altında. Yabancıları geçtim yerlilerde bile müthiş bir değişim söz konusuydu. Takım 2 yıl önce eurocup final four’u oynar, sezon bitiminde yerlisinden yabancısına dağıtılır. Aslında bütün bunlar olan bitenler, forma skandalı vs, bunlar herkesin bildiği şeyler. Üstüne çok konuşmaya, yazmaya ve irdelemeye gerek yok. Asıl mevzu son iki haftada takımda baş gösteren gelişmeler.

Herkes Cem Akdağ ile devam edilmesi gerektiğini yazarken, ben coaching değişiminin takıma faydası olacağını düşünmekteydim. Yönetimde benim gibi düşünmüş olmalı ki Cem Hoca medeni bir şekilde görevden alındı ve yerine kimsenin tartışamayacağı bir isim olan; Oktay Mahmuti getirildi.

Öncelikle iki hoca arasındaki farkları göz önüne alalım;

Cem Hoca insani ilişkileri ön planda tutan, oyuncularıyla yakın ilişkiler içerisinde bulunan, takıma duygusal yaklaşan ve motive etme özelliğini ön plana çıkaran bir coach iken.

Oktay Hoca sert ve agresif bir kişilik, oyuncularına yeri geldi mi gaddarca davranan, doğrularından asla taviz vermeyen, savunma ekolünü benimsemiş, hataya prim tanımayan yapısıyla dikkat çeken, çok iyi bir taktisyendir.

Bu değişimden şüphesiz takımda kalan oyuncular (ki sayıları çok az) nasibini alacak. Oyun içinde rahatken bir anda sistemin bir parçası haline gelecekler. Savunmayı motivasyonla yapan bir takımın oyuncularıyken, bir anda sistemsel savunma yapan bir takımın oyuncuları olacaklar.

Çok pozisyon bilirim; tek top kaybı yüzünden veya savunmada bire bir yenildiği için kenara alınan oyuncuları. Oktay Mahmuti böyle bir kişiliktir. Doğrusu kanundur ve onun kanunları değiştirilemez. Geçen sene oyundan memnun olan taraftarımız çoğu maçta takımını yalız bıraktı malesef, geçen sene öyle bir takımımız vardı ki; 99 yese 100 atıp maç kazanabilme yetisine sahipti. Bu sene öyle bir takıma sahip olacağız ki, belki de rakip 70′ i bulduğu zaman mağlubiyetimiz resmileşecek. Ama o rakip 70′ i göremeyecek.

Oktay Hoca yanında elbette birilerini getirecektir. İlk transferi de Ermal Kuqo oldu. İlk sezonunda beklentileri çok yüksek tutmamakla birlikte kaliteli isimleri takıma kazandıracağına da eminim. Kafamdaki tek soru işareti Oktay Hoca’nın sisteminin oturmasını camia olarak bekler miyiz? Ayrıca o sistem oturduktan sonra savunma takımını izlemeye sabrımız olacak mı?

Ancak herşeye rağmen; hücum maç kazandırır, savunma şampiyonluklar.

Haziran 9, 2010 at 8:13 pm 1 yorum


Ağustos 2017
P S Ç P C C P
« Şub    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 77,751 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best