Posts tagged ‘Hasan Şaş’

Otobüsün Arka Koltuklarının Sahipleri

 

Hasan Şaş ve sevgili ekürisi Erhan Telli geçtiğimiz pazar akşamı Galatasaray maçını yorumluyorlardı. Maçtan çok aksiyonlarla ilgilenen nevi şahsına münhasır şahsiyet Erhan Bey Hasan’a, Keita’nın Bursa maçında oyundan alındıktan sonra direk soyunma odasına gidişini ve nedenlerini sordu. Hasan’ın cevabı gayet netti; ”Lincoln’den sonra başladı bunlar” !!!

Gerçekten ne nefretmiş bu. Pılısını pırtısını, futbolunu, arkasından söylenen tonla lafı, hüznünü,sevincini, futbolun zevk yönünden zerre nasibini almamış dümdüz adamların gururlarını inciten sektirdiği topları bile torlamış toparlamış ve 6 ay önce bu topraklardan gitmiş bir adamın arkasından hala konuşmak nefretin hangi safhasıdır? Evet her gün, her saniye konuştular, konuşuyorlar. Her şeyin baş müsebbibi tayin ettikleri yetmemiş ve kesmemiş olacak ki; geçmiş zamanda ikamet eden birini, şimdiki zamanın içinde cereyan eden olumsuzluklardan da sorumlu gösteriyorlar. Bunun ne gibi bir mantıklı açıklaması olabilir? Yapabilen çıkar mı bu açıklamayı şu meraklı bünyeye, sanmıyorum. Anlaşılan Hakan Şükür’ün hiç gocunmadan bahsettiği; Lincoln’ün parasını, performansını, ona gösterilen ilgiyi, sevgiyi hatta hatta Lincoln’ün yıkandığı suyu bile konuştukları otobüsün arka kısmı hala kalabalık ve otobüs hala yolda! Zira konuşmasının diğer kısmında Hasan lafı Lincoln’lü haberlerin Lincoln’den boşalan özne kısmının yeni talihlisi Elano’ya getirdi ve yedek kalacak tabii, biri bunlara Galatasaray’ı anlatsın Galatasaray’a ne vermiş de yedek kalmaya bozuluyor gibi tam kelimesi kelimesine uymasa da bu minvalde sözler söyledi. Burda merak ettiğim konu Elano’nun yedek kaldığına bozulduğunu nasıl anladığı. Ama asıl mesele bundan öte söylediği şu sözlerde gizli ”Galatasaray’a ne vermiş ki?”. Önemli olan bu işte onlar için. Yani mesela Hasan ve diğerleri gibi Uefa Kupasını aldıysanız bozulma, isyan etme, söz söyleme hakkınız olur. Elanolar Keitalar duyguları olan futbolcular değiller, arada öfkelerine yenilip direk soyunma odasına gidemezler, yedek kalmayı kafalarına takma hakları hiçbir dönem yok. Amma velakin Uefa kupası almışsanız her türlü dedikoduyu yapabilir, kıskançlıklarınızla adam yiyebilir, yeniçeri olabilirsiniz! Herhalde adalet terazileri böyle. Yoksa başka türlü nasıl açıklarsın ki; bu ülkenin en kariyerli, en tecrübeli, en önemli futbolcularının soyunma odalarını kapının dışına anlatışlarını, otobüsün arka koltuklarını mesken tutuşlarını ve dedikoduculuklarından utanmak yerine dedikodusunu yaptıkları arkadaşlarını kendisini el alemin diline sakız eden insan profilinde görüp ”biz konuşmuyoruz o konuşturuyor” diyişlerini. Hasan yanılıyor aslında. Galatasaray’ın anlatılması gereken birileri varsa bu bizzat kendileri. Onlara anlatmalı yıllarca içinde olsalar da anlayamadıkları Galatasaray’ı. Galatasaray’ın sahibi olmadıklarını anlatmaktan başlanabilir pekala.

Bir insan yatak odasını anlatıyorsa ona sırrınızı verir misiniz? Güvenip de arkanızı dönebilir misiniz tereddütsüz? Yatak odası diyorum ya! Şimdi de soyunma odası diyorum; var mıdır farkı? Hayır yok. Ama Hasan’ı, Hakan’ı yaptı bunu. Aylarca, günlerce Lincoln dediler. Ona dair her bilinmeyeni paylaştılar medya yoluyla herkesle. Bir kişiyi sevmeyebilirsiniz, takım arkadaşınızı sevmeyebilirsiniz; ama onun gördüğünüz zaaflarını, belki yanlışlarını, gizlerini, sorunlarını ondan izinsiz bir adım ötesine bile taşıyamazsınız laf olarak. Yapılan benim nazarımda ihanettir. Delikanlıca olmayan bildiğin sırttan vurmadır. Dedikodu şu ülkemde o kadar olağan bir hadise ki. Herkes hiç rahatsız olmadan dedikodu kazanının ateşini çoğaltıyor. Lincoln de bu ateşte cayır cayır yanan kellerdenden biri. Kendi varken de böyleydi, şimdi yok yine böyle. İşin ilginci Lincoln’nün onca laf kalabalığının altında sessizce duruşu. İnsan hiçbir şeyden utanmasa bundan utanır. Her şeyini didik didik ettiğiniz adam, bu toprakların linç kültürüne kurban gitmiş adam burdan gittikten sonra kimse hakkında tek kelime etmeyebiliyor. O bile susuyor, ya siz? Sadece Lincoln özelinde de değil, kimbilir hangi futbolcular kimler hakkında konuştular ve konuşuyorlar. Ne kelle paça ziyafetleri çekiliyor. Jardel, Lincoln bizim bildiklerimiz. Peki bilmediklerimiz? 

Sahi nereye kadar yolu var bu kazan dolu otobüsün? Kazan hep aynı kelleler farklı. Bu otobüsün altında hayallerimin ezilmesinden bıktım! Kurban vermek istemiyorum artık ben. Galatasaraylı ben. Evet istemiyorum. Tek istediğim, biri şu otobüsü durdursun!

Aralık 3, 2009 at 2:19 am 1 yorum


Haziran 2017
P S Ç P C C P
« Şub    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 77,691 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best