Posts tagged ‘Basketbol’

Galatasaray Medical Park 84 – 68 Tarbes GB

Kötü kaybedilen bir Cumhurbaşkanlığı Kupası ve tat vermeyen bir lig açılışından sonra bir nebze ilaç gibi gelen bir oyun ve farklı galibiyet. Maça fırtına gibi giren Sultanlar 10-2’lik seri ile rakibe ilk molayı aldırıyordu. Molanın dönüşünde etkisini artıran fırtına 21-2’lik skoru getiriyordu. Bu bölümde yapılan agresif savunma ve kazanılan topların hızlı hücumlarla bitirilmesi, skorun net özeti. Işıl’ın maestroluğunu yaptığı Sultanlar Fowles ve Augustus’un elinden sayılar buldu. Fowles ile ilgili ayrı bir yazı yazmak lazım, bu kadar etkili bir kadın uzuna sahip olmak gerçekten bir ayrıcalık. Oluşan 19 sayılık farkın ardından gelen oyuncu değişiklikleri ile değişen sahadaki beş, farkı açan beşe ayak uyduramayınca ilk çeyrek skoru 25-13 olarak yansıdı skorborda. İkinci çeyreğe savunma sertliğini artırarak giren Fransız ekibi karşısında bocalayan Sultanlar, bu bölümde farkın kapanmasına engel olamayarak soyunma odasına 4 sayı farkla galip gidebildiler: 38-34.

İkinci yarıya da maça başlar gibi başlayan Sultanlar farkı tekrar açmaya başladı ve Işıl, Fowles ve Augustus ile son çeyreğe 63-50 önde girmeyi bildi. Son çeyrekte de oyunun kontrolünü rakibe bırakmayınca İlk Euroleague maçımızdan 84-68’lik bir galibiyetle ayrılmış olduk.

Maçın skordan ve oyundan ziyade en sevindirici tarafı 10 sayı, 10 asist ile double-double yapan Kaptan‘ın dönüşü oldu. Savunmadaki gayreti ve kazanılan topları hızlı hücumlarla rakip potada sayı olarak görmemize yaptığı katkı görülmeye değerdi. Bu maç özelindeki hayal kırıklıkları ise, devşirme oynayan Michelle Campbell – nam-ı diğer Melisa Can’ın ve benzer bir durumda olan Doneeka Hodges‘ın fazla katkı yapamamaları oldu. Özellikle Melisa’nın kaçırdığı boş turnikeler ona hiç yakışmadı. Maçın iki yıldızı, Augustus ve Fowles’a ayak uydurdukları gün, bu takımı kimse durduramaz, benden söylemesi. Yerli rotasyonunda vasat olsak da yabancı rotasyonundaki kalite, bu sezon için pembe hayaller kurmamıza yeter de artar bile.

Avrupa’ya iyi başladık, iyi devam etmesi dileğiyle, maç istatistiklerini verelim:

Tuğba Palazoğlu    : (24:41, 11 sayı, 5 ribaund, 6 asist, 1 top çalma, 3 top kaybı)
Doneeka Hodges    : (17:11, 3 sayı, 3 ribaund, 1 asist, 3 top çalma, 2 top kaybı)
Ceyda Kozluca    : (05:01, 2 sayı, 1 asist, 1 top kaybı)
Bahar Çağlar    : (19:54, 8 sayı, 6 ribaund, 1 asist, 1 top kaybı)
Işıl Alben        : (27:19, 10 sayı, 4 ribaund, 10 asist, 2 top çalma)
Gülşah Gümüşay    : (10:22, 0 sayı, 1 ribaund, 1 top kaybı)
Gintare Petronyte    : (12:53, 8 sayı, 3 ribaund, 1 top çalma)
Melisa Can        : (20:06, 6 sayı, 2 ribaund, 2 top kaybı)
Nihan Anaz        : (05:48, 0 sayı, 1 top kaybı)
Seimone Augustus    : (29:38, 20 sayı, 7 ribaund, 1 asist, 2 top çalma, 4 top kaybı)
Sylvia Fowles    : (27:07, 16 sayı, 11 ribaund, 1 asist, 1 top çalma, 2 top kaybı, 3 blok)

1. ÇEYREK: 25-13
2. ÇEYREK: 13-21 (38-34)
3. ÇEYREK: 25-16 (63-50)
4. ÇEYREK: 21-18 (84-68)

yazan: thisisthebesttillwedobetter

Ekim 28, 2010 at 7:12 am Yorum bırakın

Üvey Evlat Basketbol

Dünya Basketbol Şampiyonası biteli şunun şurasında bir ay bile olmadı ama şampiyona sırasında basketbolla yatıp basketbolla kalkan ülkeden eser kalmadı. 9 Ekimde erkeklerde Türkiye Kupası başlıyor. Bu sene önünde bir şirket ismi yok. Kimse para harcamak istememiş anlaşılan, halbuki daha bir ay önce tarihimizin en büyük başarısını yaşadık hepberaber. Ateşi çabuk söndü dünya ikinciliğinin.

Kupaya isim sponsorluğunu geçtim, maçların TV’den yayınlanıp yayınlanmayacağı bile mechul. Henüz bir kanal çıkıp da bu işe bulaşmamış. Aynı şekilde Beko Basketbol Liginin de yayın konusu muallakta. Spormax’in adı geçiyor ama onlar da EPL maçlarının saatlerine göre BBL maçlarının saatlerine müdahale ediyorlar, saçma sapan saatlerde maç seyretmek zorunda kalıyoruz.

Amacın başarı olduğu spor organizasyonlarında, basketbolun, neden daha başarılı olduğu futbolun gölgesinde kaldığını aklım ısrarla almak istemiyor. Galatasaray Sözlükte yazmıştım bunu, burada da tekrarlamamın sakıncası yok. Türkiye basketbolda, hem kulüpler bazında hem de millî seviyede, futboldan daha başarılıdır. Kulüpler bazında ilk uluslararası kupa basketbolda alınmıştır; Koraç Kupası. Kupa alınmazdan önce bir sayıyla kaybedilen bir final var onu saymıyorum. Kupadan sonra da oynanan finaller, final-fourlar gırla. Kadın basketbolunda da bir kupamız var, hatırlamakta fayda var. Futbolda? Biri diğerinin sebebi olan iki kupanın dışında elle tutulur başka bir başarı yok, sadece bir-iki yarı final… Millî takımlar seviyesinde de farklı değil durum. Henüz futbolda bir turnuva düzenlemeye yaklaşamamışken, basketbolda bir Avrupa, bir de Dünya Şampiyonsına ev sahipliği yaptık. Futbolda her iki turnuvada aldığımız birer üçüncülüğe karşı basketbolda birer ikincilik kazandık.

Her konuda istatsitik ile yatıp kalkan canım ülkem, al sana istatistik. Bu kadar ilgi gördüğü halde futbolda alınan sonuç ve bu kadar başarılı olunmasına rağmen ilgiden pay alamayan basketbol…

yazan: thisisthebesttillwedobetter

Ekim 5, 2010 at 12:57 pm Yorum bırakın

Sırbistan 73 – 72 Hırvatistan

Son saniyesine kadar heyecan içinde geçen maçta gülen taraf tahmin ettiğim üzere Sırbistan oldu. Maça Sırbistan iyi başladı ama Hırvatistan Teodosic’i kilitleyince ilk çeyreği 19-27 önde kapattı. Turnuvanın en az sayı yiyen ekiplerinden birine bir çeyrekte 27 sayı atmak büyük başarı ama ikinci çeyrekte savunmalar sertleşince her iki takım da dış atışlara yönelince, bir çeyrekte 27 sayı atan Hırvatistan 6 dakika boyunca sadece 2 sayı atabildi ve devre 32-34 Hırvatistan lehine sonuçlandı. Üçüncü çeyrekte karşılıklı basketler dışında pek kayda değer bir şey yok ama dördüncü çeyrek tam bir satranç maçı gibi geçti. Koçların karşılıklı hamleleri ile birbirlerini zorladıkları bu çeyreğin sonunda her iki takım da maçı birbirine hediye etmeye çalıştı ama son gülen Sırbistan oldu. Faul düellosu esnasında Rasic ikili sıkıştırmadan çıkamayıp yaptığı top kaybıyla turu Hırvatistan’a vermek istediyse de, Hırvatlar centilmenlik yapıp, topunu çaldıkları Rasic’e boş turnike attırınca avantaj tekrar Sırbistan’a geçmişti ama maçın bitimine 1 saniye kala faul yaparak Rasic’i faul çizgisine getiren Hırvatistan, Rasic’in ilkini sokup ikincisini bilerek kaçırmasıyla evine dönmek zorunda kaldı.

yazan: thisisthebesttillwedobetter

Eylül 4, 2010 at 6:09 pm Yorum bırakın

Dünya Basketbol Şampiyonası 2010

Turnuvayı düzenlemeye hak kazandığımızda sevinçten havalara uçmuştum. Hep 2010′ un hayalini kurdum, gelecek mi o günler, 12 Dev Adam’ ı ve hayranı olduğum diğer ekolleri tribünden izleme şansına nail olacak mıyım diye hep düşündüm. Her şey hayal ettiğim gibi gelişmese de hayalini kurduğum o gün geldi. Turnuva 28 Ağustos’ ta başlıyor. Elbette ki İzmir’ de tribünde yerimi alacağım ve saati bana uygun olan maçları izleyeceğim. İstisnalar dışında çekişmeli ve sert bir turnuva olmasını beklemiyorum. Daha çok takım olanlar ve ekolünü sahaya yansıtanlar rakibini ezip geçecek.

Diğerlerine göre daha dikkatli izlenmesi gereken takımları sıralarsam; İspanya, Sırbistan, Yunanistan, Arjantin, Slovenya. Bu turnuva da kupanın Avrupa dışına çıkacağını tahmin etmiyorum. En önemli favorim de kardeş Gasol’ lü İspanya. En önemli starları olmamasına rağmen, ABD’ nin eksikleri sayesinde her takımdan bir adım öndeler. Onları zorlayabilecek takımlar Sırbistan ve Yunanistan gibi görünmekte.

Yazıyı sonuca bağlamak gerekirse, yıldız bakımından sönük ama sert ve savunmaların konuşacağı bir turnuva bekliyorum. Milli takımımıza çeyrek finalin ötesine şans vermiyorum, umarım yanılırım ama şu bilinmeli ki çeyrek final bile iyimser bir tahmin. İlerleyen günlerde gruplar ve takımlar adına detaylı değerlendirmeler yapacağım.

Ağustos 11, 2010 at 6:27 pm Yorum bırakın


Haziran 2017
P S Ç P C C P
« Şub    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 77,691 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best