Posts tagged ‘2010 dünya basketbol şampiyonası’

Hakedilen Final

Turnuva başlamadan önceki son hazırlık maçında Arjantin’e yenilmemize rağmen artık hazırız demiştim. Hayal kurduğumu düşünenler oldu mutlaka. Sırbistan maçı ile gelen final, benim gibi inanan 12 yürekli adamın anasının ak sütü gibi helaldir. Fransa ve Slovenya maçlarından sonra Sırbistan maçının teknik analizi olmaz demiştim. Maç sonrası da bir analiz yapmanın bir anlamı yok. 12 Dev Adam sahaya yüreğini koyarak, kötü oynadığı maçı bile kazanmasını bildi. Artık finaldeyiz. Finale çıkan takım güçlüdür, A.B.D.’nin de bizden, en az bizim onlardan çekindiğimiz kadar çekiniyor olması lazım. Turnuvanın başından beri, A.B.D.’yi yenecek tek takım Türkiyedir cümlesini duyuyoruz, bunu gerçekleştirme fırsatı artık elimizde. Bu maç için de çok fazla yazacak bir şey yok. Kaybetmemeye yeminli 12 koca yürek bu maçın da üstesinden gelecektir. Gelemeseler de canları sağolsun, Türkiye’ye bu gururu yaşattıkları için her türlü teşekkürü hak ediyorlar.

Elinize, bileğinize, yüreğinize sağlık!

yazan: thisisthebesttillwedobetter

Reklamlar

Eylül 12, 2010 at 8:27 am 2 yorum

Final Four

Dünyanın Basketbolunda sona yaklaşıyoruz. Son dört belli oldu, üçü yenilgisiz. Dün oynanan maçlarla başlayalım yazıya.

A.B.D. – Rusya:

Maç öncesi koçların atışmasında ortam biraz gerilmişti ama bu maça yansımadı allahtan. Rusya maça hızlı başlayan taraftı. Özellikle dış atışlardaki yüzdeli isabet oranı ile sayılar bulurken, A.B.D. güç fakıyla bulduğu basket-faullerle üçer üçer ilerliyordu. David Blatt takımını çok iyi hazırlamış ve motive etmiş. Gruplardaki Rusya’dan daha farklı bir Rusya vardı parkede. A.B.D.’den korkmayan ve yenebileceğine inanan bir Rusya. Son çeyreğe kadar da seyircilere de inandırdılar ama olmadı. Son çeyrekte vites artıran A.B.D., maçı da 89 – 79 kazanmayı bildi. Sert savunma karşısında bocaladığını gördük A.B.D.’nin. Karşısında dirençli bir takım olduğunda uçup, kaçan oyuncuları yeterli alanı bulamayınca skor da kısır kaldı.

Litvanya – Arjantin:

Favorilerden Brezilya’yı güzel bir oyunla eleyen Arjantin’den Litvanya’yı da geçmesini bekliyordum. Bu turnuvada beni tek yanıltan takım da Arjantin oldu. Her iki eleme turunda sadece Arjantin’in maçlarında yanıldım. Maça dönersek; Litvanya, 12 Dev Adamvari bir savunma ile başladı. Scola ve Prigioni’nin ikili oyunlarını çok iyi çözen Litvanya, Scola’nın da berbat performansı eklenince, savunmada kaptığı topları hücumda fast-break ve üç sayılık atışlarla değerlendirerek devreye 20 sayı önde girdi. İlk yarıya damga vuran istatistik; Litvanya’nın 8/9, Arjantin’in 0/9 üçlük yüzdesi oldu. Turnuvanın sayı kralı Scola da, toplamda 4/12 ile hücum edince Arjantin’i Jasen’in çabaları kurtaramadı. Benzer geçen üçüncü periyodun ardından, dördüncü periyotta Arjantin imkansız için kastı ama Litvanya Jasaitis’in, özellikle son çeyrekteki oyunu ile farkın kapanmasına izin vermedi ve 104 – 85 kazanarak A.B.D.’ye rakip oldu.

Yarı final eşleşmeleri:

Sırbistan – Türkiye:

Rusya-Yunanistan-Fransa ve Slovenya maçlarında korkularımızı boşa çıkaran 12 Dev Adam’ın bu maçta da benzer bir his yaşatmasını bekliyorum. Turnuvanın başından beri yaptığımız sert ve baskılı savunmayı devam ettirip finaldeki rakibimizi bekleriz diye düşünüyorum. İspanya maçının kahramanı Teodosic’in artan kendine güveninin bu maçta onu yakmasını istiyorum. Pota altında ise Krstic’e bizim uzunların göz açtıracağını sanmıyorum. Yalnız, Slovenya maçında giren yüksek yüzdeli dış atışlara kanıp bu maçta dış atışlara yüklenmek hata olabilir. Zira o maç ekstra bir maçtı, tıpkı dünkü Litvanya-Arjantin maçındaki Litvanya gibi.

A.B.D. – Litvanya:

Arjantin maçındaki performansı Litvanya’yı bir adım öne çıkarsa da A.B.D. ucuna kadar geldiği finali kolay kolay bırakmayacaktır. Sert ve kısır geçmeye aday bir maç. Savunma disiplininden ödün vermezse, Litvanya’nın finale çıkacağını düşünüyorum. Daha doğrusu benzer basketbol oynayan iki ülke, Türkiye ve Litvanya’nın final oynamasını istiyorum. Olur da Sırbistan’a elenirsek, A.B.D.’nin kazanıp Litvanya’yı karşımıza göndermesini tercih ederim.

Eylül 10, 2010 at 8:09 am Yorum bırakın

Hesaplaşma Zamanı


12 Dev Adam, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonasında dolu dizgin devam ediyor yoluna. Önüne geleni deviriyor, dosta güven, düşmana korku salıyor. İlginç bir istatistik de göze çarpıyor bu turnuvada. EuroBasket 2009‘da yenildiğimiz tüm takımları burada yeniyoruz. İntikam alıyoruz bir yerde. Önce, Avrupa Şampiyonasının son maçında 66 – 89 yenilerek turnuvayı sekizinci bitirmemize neden olan Rusya‘yı 65 – 56; sonra, çeyrek finalde 74 – 76 yenilerek elendiğimiz Yunanistan‘ı 76 – 65 ve en son olarak da; beşincilik maçında 68 – 80 yenildiğimiz Fransa‘yı 95 – 77 yenerek geçen senenin intikamını aldık. Sırada, ikinci grup turunun son maçında 67 – 69 yenildiğimiz Slovenya var. Slovenya’yı da geçersek, 2009’un hesabını kapatmış oluyoruz. Ama ondan sonra Sırbistan-İspanya maçının galibi geliyor ki, her iki ekibi de EuroBasket 2009’da yenmiştik (İspanya’yı 63 – 60, Sırbistan’ı 69 – 64). Umarım tılsım tersine çalışmaz ve Slovenya’yı da, sonra gelecek takımı da eleyerek finale yürürüz.

yazan: thisisthebesttillwedobetter

Eylül 6, 2010 at 1:29 pm Yorum bırakın

Sırbistan 73 – 72 Hırvatistan

Son saniyesine kadar heyecan içinde geçen maçta gülen taraf tahmin ettiğim üzere Sırbistan oldu. Maça Sırbistan iyi başladı ama Hırvatistan Teodosic’i kilitleyince ilk çeyreği 19-27 önde kapattı. Turnuvanın en az sayı yiyen ekiplerinden birine bir çeyrekte 27 sayı atmak büyük başarı ama ikinci çeyrekte savunmalar sertleşince her iki takım da dış atışlara yönelince, bir çeyrekte 27 sayı atan Hırvatistan 6 dakika boyunca sadece 2 sayı atabildi ve devre 32-34 Hırvatistan lehine sonuçlandı. Üçüncü çeyrekte karşılıklı basketler dışında pek kayda değer bir şey yok ama dördüncü çeyrek tam bir satranç maçı gibi geçti. Koçların karşılıklı hamleleri ile birbirlerini zorladıkları bu çeyreğin sonunda her iki takım da maçı birbirine hediye etmeye çalıştı ama son gülen Sırbistan oldu. Faul düellosu esnasında Rasic ikili sıkıştırmadan çıkamayıp yaptığı top kaybıyla turu Hırvatistan’a vermek istediyse de, Hırvatlar centilmenlik yapıp, topunu çaldıkları Rasic’e boş turnike attırınca avantaj tekrar Sırbistan’a geçmişti ama maçın bitimine 1 saniye kala faul yaparak Rasic’i faul çizgisine getiren Hırvatistan, Rasic’in ilkini sokup ikincisini bilerek kaçırmasıyla evine dönmek zorunda kaldı.

yazan: thisisthebesttillwedobetter

Eylül 4, 2010 at 6:09 pm Yorum bırakın


Ekim 2017
P S Ç P C C P
« Şub    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 77,794 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best