Galatasaraylı

Kasım 29, 2012 at 7:20 pm Yorum bırakın

Son yazıyı 2010’da yazdıktan sonra 2012’nin sonlarına yaklaştığımız bu günlerde de eski yazılarımdan bir tanesini kullanarak,  aslında uzun ama dilde kolay olan 2 yıllık süreç sonrası maalesef çok emek isteyen bu blog alemine yeniden heves edip, bir arkadaşa bakıp çıkacağım edasıyla tekrar döndüm.  Şimdilik,  emekli olduktan sonra bir süre başka işlerle uğraşıp, azalan ilgi sonrasında da  kürkçü dükkanına dönüş için  yeniden yeşil ışık yakarak  tanıdıkların  kıyağıyla antrenman pistlerinde test aracına atlayıp en iyi tur zamanları için dönen Formula 1 sürücüsü gibiyim. Performans beğenilirse, önümüzdeki yarışlarda podyumu zorlayabiliriz.

Nedense her yazdığım cümle uzadıkça uzuyor. Nokta koymaya kıyamıyorum bazen. Buna engel olamayınca da cümle başıyla sonu çok farklı yerleri ziyaret etmiş olabiliyor. Yine de  orta  yolu bulup anlatmak istediğimi aktarabiliyorsam yeterlidir.

Gelelim mevzuya.

Şimdi biraz sitem gibi olacak ama o zaman da nasıl dolduysam artık günümüz taraftarına kızarak  önceden  yazdığım bu yazıya denk gelince buraya kopyalayıp bir kez daha paylaşmak istedim. Ben, her ne kadar Galatasaraylı  taraftar üzerinden yazdıysam da diğer  takım taraftarları  rolleri değiştirip kendilerine uyarlayabilir.

Not: mümkünse yazıdaki youtube linklerini zamanı geldiğinde açın, izleyin ve sonra okumaya devam edin.

14 yıl…

o dönemin sonlarına doğru dönseniz, üzerine sarı-kırmızı’yı çekivermiş birini bulup sorsanız ‘ şampiyon olmak ne demek?’ minvalinde.. derdi ki ‘ şampiyonluk mu? şampiy… kusura bakmayın ama hatırlayamayacak kadar uzun zaman oldu.’
evet, kaçmayın oradan. bulmuşken böyle birisini usanmadan sorun.
-inanç nedir?
+galatasaray.
peki ey yüce insan, sen söyle! inanç varken umutlar tükenir mi?


ne kadar ısrar ederseniz edin, zorlayın. o,  sadece Galatasaray! diyecektir.  o  çok bekledi…

dalga geçercesine, sinirleri alnmışcasına umursamadan. tek bildiği yoldan, sevdasından sapmadan! inanç ve sevginin kutsal karışımından mıdır nedir bilinmez ama yıllar sonra, o gün geldiğinde…

7 haziran, 1986/87

takribi 50.000 küsür kişi, şampiyonluk maçı, hep bir ağızdan; ‘ seni sevmeyen ölsün!’
cevat… muhammet…

maç başladı. daha 20 dakika geride kalmadan frikikten attı biriciğimiz, cevatımız. akabinde dakikalar elli küsüre geldiğinde muhammet… attı be! ne attı be!.. skor olmuş mu 2-0 ? sami yen coşmuş mu durmamacasına?
an geldi eskişehirspor golü buldu. tamamıyla buz kesmişti her ne kadar tavrından taviz vermemeye çalışsa da mabed. az değil. kalmış 15-20 dakika… simovic’in elleri belki de hiç bu kadar titrememişti. sorsanız cevat’a, belki de hayatının en anlamlı golüydü. uğur, hiç böylesine yorulmamıştı. sahaya çıkan bütün aslanlar inancıyla oynadı. bu nasıl bir inanç? şu bahsettiğimiz, dönemin taraftarında bulunan, sevgi ile bağlılığın kutsal karışımında ortaya çıkan inançtan.

ali sami yen, şu an 30.000 bile değil. o zaman ise günümüzde bile olmayan 30.000’in 2 katı kadar ağlayan galatasaraylı vardı orada. göz yaşlarının ilk defa sel olduğunu görmüştü kimisi.

sen, günümüzün modern galatasaraylısı! uefa kupası’nı, süper kupa’yı gördün. üst üste şampiyonluklar yaşadın. sen hiç 14 sene bekledin mi ha nankör? kitle iletişim araçlarının sunmuş olduğu rahatlıkla evinden, cebinden, iş yerinden takım desteklerken düşündün mü yağmuru, çamuru, 365×14’ ü ?
senin bir kuşak üstün efendidir. bu tavrına ağzını dahi açmaz. lakin seni ciddiye de almaz. saygı, hoşgörü, ruh, ayrıcalık ve en mühimi o inanç kalmamış yahu sizlerde. isim mi vardı? marka mı, tek tip pankart, taraftar, tezahürat mı vardı? rakip oyuncuya tutulan lazer, atılan su şişesi mi vardı? maçlardan sonra teker teker analiz mi vardı ? kanal bolluğu mu vardı be nankör? ah ulan nankör, kıymet bilmiyorsunuz. metrobüs ile, şahsi arabanızla, son model toplu taşıma araçları ile maçlara geliyorsunuz. yine de nankörlük yapıp ardınıza bakmak istemiyorsunuz. metin’i düşünmek varken küme düşmeyi bile göze alıyorsunuz. hani o hırs? 14 senenin götürdüklerini topladığın zaman ne çıkıyor biliyor musun? kocaman bir hırs yumağı. galatasaraylı babana, amcana sor sen bunu. o hırs akıllarına geldiğinde yaşlarına bakmaksızın çıkarlar sahaya. top diye oynarlar seninle. galatasaraylının hırsı da, inancı da, özgüveni de bunu gerektirir. şereftir o’nu sevmek. yükselecek arş’a kadar…

eski toprak hakikaten mütevazı. paraydı, puldu, yıldızdı… umursamaz. futbolcunun yıldızı o taraftar sayesinde oluşurdu. senin ata taraftarın böyleydi işte. peki ya şimdi niye burnu dik gezmek?
şimdi okudumuş olduğunuz galatasaray futbol takımı’nın tarihini sadece biz türkler olarak düşünmeyin. geçmişimizde gönül veren ecnebiler de mimardır. gönlüyle oynayan ecnebiler de… ben onlardan birini bile hatırlamayı unutursam utanıyorum. peki ya sen nankör galatasaraylı? bu umutsuzluk, umutsuzluğunun sebebi nedir yüce galatasaraylı?

azıcık şerefin, birazcık galatasaraylı yüreğin varsa her koşulda takımına güvenmeyi bil. hiç kimsen yokmuş, bu renkleri koruyacak başka biri daha yokmuşcasına savun takımını. göğsünü ger onun için. fakat bunu yaparken yine de bil ki milyonlarca omuz omuza verdiğin yoldaşın var. birbirinizi tanımadığınız halde farklı zamanlarda, ayrı mekanlarda ağladığınız, sevindiğiniz, koca bir yolun sonunu senelerce de olsa beklediğiniz ortak yanınız var. siz, galatasaraylısınız!

dedesinden, amcasından, babasından kalan sarı-kırmızı tohumu bir şekilde yeşillendirmeye çalışan, solduğu ve kuruduğu zamanlarda dahi geçmişini düşünüp gözyaşlarıyla ıslatarak canlandıran kardeşinizden sevgilerle… 17  Ağustos 2010

 

Reklamlar

Entry filed under: 1. Tags: , .

Bu Yıl Galatasaray’ı Biriktirdim Zil Çaldı, Gol Geldi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Kasım 2012
P S Ç P C C P
« Mar   Şub »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 77,851 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best

%d blogcu bunu beğendi: