Matem gününde matem futbolu

Eylül 13, 2010 at 11:04 pm Yorum bırakın

Mentalitesinden ve azminden her geçen gün uzaklaştığımız Taçsız Kral’ımızın, “fiziksel” vefatıyla aynı zamana denk gelen bir maç oynadı bu gece Galatasaray…

Daha doğrusu Galatasaray takımı diyelim. (futbol kelimesini araya kasten sıkıştırmadım) Sadece “Galatasaray” diye tanımlandırmanın, nice değere ihanet anlamına geleceği konusunda yüzbinlerce destekçi bulacağıma eminim.

Bu geceki maçta Gaziantepspor bizden çok daha bilinçli oynadı. Arkamıza sarkmak istediler, orta sahamıza çoklu pres yaptılar, hızlı çıktılar, teknik kapasitelerini iyi kullandılar, ilk kesiciliği muteber olan Yalçın & Emre ikilisiyle kontrolsüz uzaklaştırmalar yapmakta sakınca görmediler. Çünkü bizim takımın rakibi teslim alacak bir abluka kuramadığını bilmeyen yok.  Savuşturulan topların duvara çarpmışcasına tekrar geri gelmesi gibi bir risk yok. Karpaty’e elenmenin en ağır faturası da budur.

Portekizli ve nispeten eşit dağılan bir oyun oynatan bir hocadan, Tolunay Kafkas gibi organize defansın Türkiye şubesi olan hocaya geçiş konusu ne kadar sıkıntılıdır acaba? Ama sanırım bizim takıma “total futbol” sisteminin gelişi kadar sancılı ve sabır isteyen bir süreç olmadığı kesin gibi. Biz 1,5 senede çok şey kaybederek hala birşey elde edememişken; final cetvelindeki başaltı adayım Gaziantepspor takımı, 4-5 ay içerisinde hocasının isteklerine adapte olmuş görünüyor. Problemleri orta alanın ortasında servise çıkan adamlardaki fundemantal eksiklik. Çünkü sürekli hızlı çıkamayabilirsiniz. 2-0 öne geçip ciğeriniz tükenince 2-2 verebilirsiniz maçı. Gaziantep böyle devam ederse, birkaç hafta sonra bir bahis kuponuna “ilk yarı Gaziantep, maç sonucu berabere” bahsini yazmayı notlarımın arasına aldım mesela.

Galatasaray cephesinde ise bir değişiklik yok. Elimizde gaz lambalarıyla “futbol arıyoruz” diyerek sokaklarda dolaşacağımız günler çok yakın. Misimovic alışsa diye adamcağızın ayağına bakıyoruz.

Misimovic de umut verdi yalnız. Topa dokunuşları iyi, topla arası iyi. Kafasını kullanabilen bir adam olduğunu hızlıca yaptığı isabetli paslarla gördük.  Topu aldıktan sonra ne yapsam diye düşünüp de müspet hareket yapan adam yetenekli adamdır. Ama topu aldığında hemen müspet iş üretebilen adam hem yetenekli, hem de zeki adamdır. Top ona gelirken kafasındaki işlemcide senaryoları değerlendirmiştir çoktan ve hamlesini seçmiştir çünkü. Misimovic ikinci kategorideki adam sayımızı bir arttıracak gibi görünüyor. İlk maç için hiç fena değildi. Arkadaşlarını tanıdıkça çok büyük işler yapacağı kesin gibi. Ama iyi yönetilmesi lazım. Aydın Yılmaz ve Pino’nun aynı anda sahada yer aldığı kırılganlığı arttırılmış bir orta saha kurulumunda yer almaya devam ederse, bu akşam ilk maç olmasından dolayı doğal gördüğümüz hali sezon boyu devam eder, onu da söyleyeyim.

Gaziantepspor’un hızlıca ve dikine oynayabiliyor olduğunu gördük. Hatta bunu bizden daha iyi yapabildiğini de gördük ama, bu konu üzerinden Rijkaard’a laf etmek mantıksız olur. “Yüklenen Takım vs. Kapanan Takım” maçlarının akıbeti budur. Kapanan takımın kontra oyuncuları geniş alan bulma konusunda daha şanslılar. Ayrıca hızlı olmak mecburiyetindeler çünkü Galatasaray’a karşı, kağıt üstünde bile olsa, hızlıca gelip 5-6 savunma konumundaki adama karşı 3-4 kişiyle direkt paslar yapmak zorundalar. Ve iyi de yaptılar. Olcan Adın “pas mı versem, şut mu çeksem” sorunsalını hep yanlış ele aldığı için şanslıyız. Ismael Sosa oyuna adapte olamadığı için şanslıyız. Vahameti gösteren resimlerdir.

Insua’yı değerlendirmek için ise daha da erken Misimovic’e göre. Umut vermiyor değil. Ama kameralar bu gece Rijkaard’ın kendisine “bi yerinde dur lan” dediği anı yakaladı. İlk yarıda tehlikeli bir biçimde alanından pozisyon yemiştik zira. İlaveten “sol bekimiz nerede”  sorusunu da birkaç kez seslice dillendirdim maçı izlerken. Eğer oyun karakteri bu ise, ayarsız çıkışları takıma acemiliğinden değil de hamurundan kaynaklanıyorsa çok işimiz var demektir.  Zira 35-40 metrelik diagonal pasları isabetli atabilen herhangi bir takım, sağ açığı ve/veya süratli forveti ile kalemizi pek sık ziyaret edecektir.

Misimovic’in elebaşı olacağı bir takım oluşturmaktan başka şansı kalmadı sanırım Rijkaard’ın. Arda ve Elano’nun bu çetenin neresinde yer alacakları ise Demokles’in Kılıcı misali sallanacak tepemizde. Futbol tarihine geçecek sıkıcılıktaki ilk devrede gördük bunu. Arda’dan yana karamsar değilim ama, Elano konusunda sıkıntılıyım. Hazretin herhangi bir dizilime, herhangi bir mevkiye uyum göstermek gibi bir isteği yok.

Takımın savunmasına Insua adapte oldukça ve çıkışlarını ayarladıkça daha iyiye gideceğiz orası belli. Misimovic’in ilk maçı olduğu için şimdilik değinmiyorum ama, orta sahada böyle zeki ve teknik bir oyuncu varken neden hala 3 pas yapamıyoruz sorusunu kenara sakladım. Birkaç maç sonra çıkartmak istemiyorum. Zira bugün de, uzun zamandır olduğu gibi organize atak sayımız Galatasaray’dan ziyade Etimesgut Şekerspor standardındaydı. Baros’un canı çok sıkıldı. Kewell da Elyasa ile olan sürtüşmesi sayesinde oyunda kaldı. Yoksa O’nun da hevesi kaçacaktı.

Ama adamlar haklı, “seeen vaaaeaear yeaaeaea seeeean” tezahuratını benim arkamda yapsalar, kulübeden pijamalarımı isterdim. Yönetim acilen taraftar transfer etsin Anadolu şehirlerindeki her maçta çırpınan Galatasaraylılar arasından. Kontenjan sorunu da olmaz zaten.

Meramım bu kadardır maçla ilgili.  Uzattık biraz  kusura kalmayın, onun yerine sağlıcakla kalın.

yazan: jupp

Entry filed under: Genel.

Sıra Şampiyonlukta Hakan-Arda-Referandum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Eylül 2010
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 78.493 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best

%d blogcu bunu beğendi: