Sıra Şampiyonlukta

Eylül 12, 2010 at 10:00 am 3 yorum

Thisisthebesttillwedobetter’in da belirttiği gibi Sırbistan maçının ne analizi olur, ne de taktiği konuşulur. Çok mu iyi oynadık, hayır. Doğru mu oynadık, hayır. Sırpları durdurabildik mi, hayır. Ama öyle büyük bir yürek koyduk ki ortaya, öyle mücadele ettik ki yenilmemizi basketbol tanrısı istemedi. Sırplar, özellikle de Teodosic inanılmaz yüzdeli ve akıllı oynadı. Buna rağmen kazanan biz olduk.

Artık finaldeyiz! Dünya’ya yüreğimizle neler yapabilceğimizi, isteyince ve inanınca nerelere gelebileceğimizi gösterdik. Rakip Amerika, bu maçta neleri yapmalıyız neleri kesinlikle yapmamalıyız kısaca değinelim. Öncelikle 40 dakika boyunca yılmadan alan savunması yapmalıyız. Men to men’i denememek bile düşünülebilir. Alan savunmasıyla başlamak bizi ne küçük düşürür ne de şanımızı gölgeler. Kazanmak için her yol mübahtır. Bizim orta sahadan başlayan baskılı ve müthiş özverili alan savunmamıza bu Amerika takımının efektif hücum edebileceğine ihtimal vermiyorum. Yapmamız gereken bir diğer şey, topu mutlaka oyun kurucularla ve Hidayet’le getirmeliyiz. Bu oyuncular baskı altındayken bile ne uzunlarla ne de diğer forvetlerimizle top getirmemeliyiz. Eğer diğer oyuncularla top getirmeye kalkarsak mutlaka top kaybı yaparız ve fast break yeriz. Amerika’nın keskin bir fast break takımı olduğu düşünülürse, hücumda şutlarımızı seçerek kullanmalı ve geriye çok iyi koşmalıyız. El üstü ve zorlama kullandığımzı her şut bize fast break olarak dönecektir. Amerika’nın en önemli oyuncusu tartışmasız Durant. Durant’i savunurken aşırıya kaçmamalı onun üstüne yoğunlaşıp diğer oyuncuları devreye sokmamalıyız. Durant atacaktır, durdurulamaz sadece yavaşlatılabilir. Durant savunmasını Kerem Gönlüm’le yapmak bize fayda sağlayacaktır. Penetrelerine de yardım getirirsek etkinliği azalır. Yardım savunması bu maçta çok kritik, çünkü Amerikalılar yardımlara ceza kesemeyen ve bire biri sonuna kadar zorlayan yapıda oyuncular. Baştada belirttiğim gibi bizim için kilit nokta alan savunmasını ne kadar kullanacağımız. Bana kalırsa 40 dakika alana hücum ettirmeliyiz onları. Bu bize mutlaka şampiyonluk kapısını açacaktır.

Bu maçta favori kuşkusuz ABD. Ama hangi maçımızda net favori olduk ki. Hepsinde bir şekilde vurup gitmeyi bildik. İnanıyorum ki savunma ve hücumda çok büyük yanlışlar yapmadığımız sürece bu maçta da vurup gitmenin ve şampiyon olmanın bir yolunu bulacağız. Sizlere güveniyoruz dev yürekli adamlar!

Reklamlar

Entry filed under: Basketbol, can yavuz.

Hakedilen Final Matem gününde matem futbolu

3 Yorum Add your own

  • 1. thisisthebesttillwedobetter  |  Eylül 12, 2010, 10:08 am

    Sırbistan maçında eller titredi resmen. Basit turnikeler, serbest atışlar ve kaçan dış atışlar maçı zora soktu. Ama ben amerika maçında böyle bir titreme beklemiyorum. Çünkü favori değiliz. Devlerimiz daha rahat oynayıp, normal yüzdeleri ile hücum ederse bu maç daha kolay olur.

    Cevapla
  • 2. cnyvz  |  Eylül 12, 2010, 12:58 pm

    artık başarı anlamında bi doygunluk var. yani final oynuoruz ve rakip çok güçlü, kaybetsek bile şampionuz havası var hem takımda hem ülkede. bu da baskıyı ortadan kaldırıyor. üzerimizde baskı olmadan kendi oynumuzu oynayabilirsek galibiyet ve şampiyonluğu uzak görmüyorum abi. tanrı yardımcımız olsun

    Cevapla
  • 3. ssaunderss  |  Eylül 12, 2010, 3:11 pm

    Bir Avrupa takımı olarak Amerika’ya karşı en fazla direnç gösteren takım Rusya’ydı. Bunu başarabilmesinin nedeni sabırlı hücum yapmasıydı bana göre. Kadro olarak eksik-yetersizlerdi zaten, bunun bilincinde olan David Blatt, ABD’nin temposuyla, onların istediği gibi maçın gidişatıyla bir yere varılamayacağını bildiği için topu son ana kadar kullanarak sabırlı hücumla amaca yaklaşmıştı ancak dediğim gibi kadro olarak ancak bu kadar olabilirdi. Oysa ki bizim için durum farklı. Hep savunma dedik; zaten kötü günümüzde de olsak bir şekilde sayı bulmak (içeriden yada dışarıdan) kolay oldu. ABD maçında da savunmada ne yapacağımızın ötesinde (çünkü alan savunması yada adam adama ne yaparsak yapalım şut olarak da; içeriyi “size” olarak da çok daha etkili kullanacaklardır) bizi ne kadar sabırlı ve akıllı hücum edeceğimiz ilgilendirmekte. Son ana kadar ve en doğru tercihi -kişiyi- topla buluşturana kadar (ki ABD bu anlayışa pek alışık değil, hücumu dediğim gibi yaparsak ambale olacaklar) En kötü yüzdeyle dış atış yaptığımız maç sırbistan maçıydı %39 isabetle oynadık (çılgın attı gibi görünen Sırbistan %41’le oynadı); en yüzdeli üçlük attığımız maç ise Slovenya maçıydı %58’le oynamıştık. Kıssadan hisse demek lazım sanırım; sabırlı hücum edip içeriyi yada dışarıyı en uygun kişiyle topu buluşturup 24 saniyeyi iyi değerlendirelim, ABDye nazaran (hızlı-fazla hücum) az ama öz -yüzdeli- oynayalım. Klasik savunmamızı yapacağız zaten bu sefer hücum diyorum ben. “ALTIN’A HÜCUM” (kelime oyunu da yaparmış bak şuna sen) :))

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Eylül 2010
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 78.140 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best

%d blogcu bunu beğendi: