Galatasaray’ın Sabri’sinden Rijkaard’ın Sabri’sine Yolculuk

Ekim 31, 2009 at 2:36 am 4 yorum

B_0cfa59959f71448b87dc490c8d44af0d

Zor zanaat Galatasaray’ın Sabri’si olmak. İsterseniz bir an empati yapalım. Hadi bir düşünün. Altyapısından yetiştiğiniz, taraftarı olduğunuz takımın sağ bekisiniz. Devşirme ama. Güzel ülkemin bir çok alanı gibi. Fazlaca eksiğiniz var kabul, hatalarınız da oluyor kabul. Ne siz ne de sizi ileriye taşıyabilecek hocalarınız sizdeki potansiyeli tam olarak kullanılabilir hale getirememiş bugüne kadar.(En azından şu anki Rijkaard’lı Sabri’yi görünce böyle anlıyorum ben.) Ve takımın sağ beki olmanız dışında ne olursa olsun ilk küfrü yiyenisiniz, ilk vazgeçileni, ilk terkedileni, ilk buruşturulanı.. Buna rağmen ilk düzelmesi gerekeni… Tahammül konusunda en cimri davranılan, kızınca ilk boşaldığısınız herkesin. İlk azarlanan, ilk gözüm görmesin denilen, en kolay laf söylenen, her olumsuzlukta vurulması en kolay ense, günah keçilerinin en büyüğüsünüz. Evet şimdi soruyorum nerede olurdunuz? Topa vurabilir miydiniz  20 bin kişinin önünde? Şamar oğlanı olmak kolay mı Allah aşkına?  Bütün bu artık klişeleşmiş Sabri’ye karşı takınılan tavır onun bünyesinde haliyle sürekli bozulup tamire giden makine hadisesi yaratıyordur. Kendini tamir etmek zor olsa gerek. Hele futbolcu iseniz hele de Galatasaray’da iseniz. Ama o Sabri topa da vuruyor (Evet tamam belki sonra çoğu kez ellerini başının arasına alarak son buluyor bu eylem. Ama önemli olan bu değil.) kendini de tamir etmeyi başarıyor. Ve şu anda Rijkaard’ın Sabri’si olma yolunda emin adımlarla ilerliyor bu adam. Başkası olsa belki şu anki gelişmeyi bu saydığım kötü şartlar altında gerçekleştiremezdi. Bu da Sabri’nin azmini ve sabrını gösteriyor.

Bu saydığım şartların oluşmasında Sabri’nin yaptığı yanlışların ve yapamadıklarının payı olduğunu söyleyebilirsiniz.(Ki o saydığım şartlar ne olursa olsun Galatasaray’ın bir futbolcusu için oluşmamalı.)  Zaten bütün bunları söylerken Sabri’nin devşirme de olsa mevkisinde kendisini geliştiremeyişini, yaptığı bir çok hatayı haklı çıkarmaya çalışmıyorum. Bahane de üretmek değil amacım. Sadece Sabri’nin Galatasaray’ın Sabri’si olarak yaşadıklarından bir portre çiziyorum. Tabii ki Sabri tonla hata yaptı, kaç kere Galatasaray ile yollarını ayırma noktasına getirdi kendini. Bu çok net bir gerçek. Ama bir an olsun, noksanları için suçladığımız Sabri’nin bugüne kadar yaptığı ve yapamadıklarında ülkemin futbol kültürünün etkisini de görelim istiyorum. Sabri sonuç itibariyle tipik bir Türk futbolcusu. Ülkemin topraklarındaki yetenekli genç bereketine rağmen onları işleyemeyen sistemsizliğinde tam yetiştiremediği bir futbolcu işte. Mental yönden fakir, ilerlemek yerine yerinde sayan, potansiyelini en iyi dışa nasıl vuracağı konusunda pek fikri olmayan, alt yapısı sağlam olmayan, bir sistemle harmanlanmayan, mantığından çok duygularıyla hareket eden vb. Daha uzar bu. Şimdi böyle sağlıksız  bir ortam oluşturanlar da, bu ortamda kendini geliştiremeyen Sabri kadar konuşulmayı, yerilmeyi haketmiyor mu? Evet onlardan da bahsetmeliyiz. Çünkü Rijkaard’ın Sabri’nin üzerine bir güneş gibi doğuşu bize bu konuda çok şey anlatıyor. Ülke olarak ne derece sistemsiz, ne derece sallantıda olduğumuza ayna tutuyor. Tek suçlu Sabri değilmiş dedirtiyor. Yıllarca küfür yiyen Sabri’den Rijkaard’ın ne ortaya çıkardığı ortada. Madem Sabri şimdiki Sabri olabiliyordu yazık değil mi heba olan senelere?  Kim bilir ne potansiyeller parlatılamadan siliniyor. Artık Rijkaardlardan bir şeyler öğrenme, ders alma zamanı. Bizler de öğrenmeliyiz bu kıvırcık ustadan futbolcu parlatmayı. Hatta futbolu, futbolu gerçekten sevmeyi, futbolun oyunların en güzeli olduğunu, mütevaziliği, takım oyununu ve dahasını öğrenmeliyiz. B planıyla uğraşacağımıza, ”Barcelona’yı ben de şampiyon yaparım yaa” sığlığından kurtulup şu bütün içinde barındırdığı yeteneklere rağmen kurak kalmış futbol dünyamıza bir şeyler katmasına izin verelim bu futbol ustasının. En azından ceketini alıp gittiğinde yeni bir usta gelene kadar kendi kendimizi idare etmeyi öğrenelim.

Bizim yapamadığımızı yapan bu kıvırcık efsaneye de Rijkaard’ın Sabri’si olmayı kabul eden Sabri’ye de saygı duyuyorum. Evet Sabri artık Rijkaard’ın Sabri’si. Bu gösterdiği gelişmede Rijkaard kadar Sabri’nin Rijkaard’ın Sabri’si olmayı kabul edişi de etken. Evet tam olarak budur. Sabri Galatasaray’ın, 2009/2010 sezonunun başından bu yana Rijkaard’ın sistemine en çabuk ayak uyduran ve hiç ihanet etmeyen oyuncusu. Hem de en son şansı olarak görülen bir sezonda başardı bunu. Herkesin bu sefer gidecek dediği bir sezonda. Sabri tipik bir Türk futbolcusu demiştim. Artılarını da söylemeli bu bağlamda. Sabri cesaretli bir oyuncu bence. Başta ne demiştik azimli, sabırlı. Bir de cesaretliyi ekleyelim. Bunlar da önemli artıları. Tekrar sisteme sadık kalışına dönersek. Oyun zekası Sabri’den kat kat fazla olan Arda bile Sabri’nin bu konuda gerisinde şu an. Bir çok konuda gerisinde aslında şu an itibariyle. Sabri mental eksikliğini kapatma adına epey yol katetmişken Arda geriye doğru yol katetmekte bu konuda. Sabri geçtiğimiz senelerde yaptığı bir çok hatadan feci dersler alıyor, Arda ise ”ders almam ders veririm” zihniyetinin yakınlarında çok dolaşıyor. Sabri kendi özeleştirisini yapıp ”yaptığım işle anılmak istiyorum artık” diyor samimice, Arda ise eleştiri oklarını kendinden başka herkese değdiriyor. Keita ile uyumundan da anlaşılacağı üzere Sabri takım oyununu elinden geldiğince yerine getirmeye çalışıyor, Arda ise takım için oynamaktan ziyade üst üste yaptığı çalım zorlamalarından da anlaşılacağı üzere ”her şeyi ben yapabilirim” fikriyle futbol oynuyor. Ve sonuç olarak tipik bir Sabri’ye tahammülü zayıf Galatasaray taraftarı babama bile Sabri daha sempatik görünmeye başlıyor Arda’dan. Ki o Arda can dediğimiz, bizim evin kuzusu Arda. Amacım Sabri Arda kıyası yapmak değil elbet. Arda’ya ısrar ettiği yanlışlar konusunda ve ”66” özelinde ayrıca değiniriz. Yapmak istediğim doğru sandığı yanlışlarda bu kadar diretenlerin arasında Sabri’ye ışık tutmak. Belki de ilk defa hakkını vermek.

bordeauxmaçı

Yolunu yeniden çizen Sabri’ye yoldan sapmamasını ve bu yolda sonuna kadar başarıyla ilerlemesini diliyorum. Onda bunu başaracak cesaret var. 26 Şubat 2009 Galatasaray Bordeaux maçında Lincoln’ün kornerinden önüne düşen topa o dakikada gelişine vuran Sabri’den bahsediyorum ne de olsa. Tahammül gösterilme potansiyeli bu derece düşük  hiç bir Sabri o topa vuramazdı. Ama o tüm Sabri’liğiyle sorumluluğun en büyüğünü alıp vurdu. Vurursa gol olur ihtimali herkesçe düşük olduğu bir anda vurdu hem de ve gol oldu. Tıpkı bu sezonun şu ana kadarki zaman dilimi gibi. Sabri yine topun başına geçti, kimse yine topun kaleyi bulacağına inanmıyordu. Ama o top şimdiye kadar kaleye doğru çok isabetli bir rotada ilerliyor.

Yürüyedur Sabri!

Reklamlar

Entry filed under: 1. Tags: , .

Hafta sonu Futbol Çılgın taraftar dövmeleri#1-portsmouth

4 Yorum Add your own

  • 1. coolharry  |  Ekim 31, 2009, 8:12 am

    süper bir yazı olmuş eline sağlık….

    Cevapla
  • 2. milbaro  |  Ekim 31, 2009, 8:02 pm

    teşekkürler :)

    Cevapla
  • 3. umut  |  Kasım 1, 2009, 12:33 pm

    Mukemmel bir analiz, özellikle arda-sabri kıyaslaması tek kelime ile muhteşem. Daha ne söylenilebilir ki. Son noktasına kadar imzamı atabileceğim bir yazı. Sanıyorum sezon sonu “ben demiştim” diyebileceğiniz bir yazı oldu. Sabri’nın bu takımın yıldız isimleri sıralamasında önlerde olacağını tahmin ediyorum ligin sonunda.

    Cevapla
  • 4. milbaro  |  Kasım 1, 2009, 9:30 pm

    Teşekkürler çok sağolun. Umarım Sabri sezon boyunca bu güzel gelişimine devam eder de dediğiniz gibi bir yıldızımız da o olur :)

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Ekim 2009
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

İRTİBAT

tamsahablog@gmail.com

Twitter

follow me

sahaya giren

  • 78.140 kişiden birisin!

Yazar Arşivi

Doctor

best

best

%d blogcu bunu beğendi: